1 Eylül Dünya Barış günü nedeniyle Çerkezköy Belediye Meydanı’nda basın açıklaması yapıldı. Çerkezköy Emek Bileşenleri Platformu tarafından yapılan açıklamada 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün Ortadoğu’da mezhep çatışmasının ve bölgesel iç savaşın eşiğinde kutlandığına dikkat çekilirken, savaşa karşı çıkmanın ayrılmaz koşulunun emperyalizme, gericiliğe ve kapitalizme karşı mücadele etmek ve barış için direnmek olduğu ifade edildi.

resimÇerkezköy Emek Birleşenleri Platformu, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla bir basın açıklaması yaptı.

BARIŞ GÜNÜ İÇİN BİR ARAYA GELDİLER

Platform üyeleri, Pazartesi günü Çerkezköy Belediye Meydanı’nda düzenlenen basın açıklaması öncesinde 1 Eylül Dünya Barış Günü’ne dikkat çekmek amacıyla hazırladıkları pankartları da sergilerken, Platform adına açıklamayı Cemal Koçak okudu.

BÖLGESEL İÇ SAVAŞIN İLK PERDESİ AÇILMAK ÜZERE

Açıklamanın başında, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün, savaşın soluğu altında kutlandığını vurgulayan ve Ortadoğu’da yaşananlara değinen Koçak, “Ortadoğu’da bulunan bir ülkenin savaş tehdidini hemen yanı başında hissetmeye alışık olması beklenir. Türkiye, emperyalizmin Ortadoğu’ya dönük saldırısının üssü haline getirilmiştir. Bu amaçla çok uluslu şeriatçı silahlı çeteler ülkemizin barış kültürü açısından en gelişkin illerini fiilen işgal etmiş durumdadır. Suriye’de emperyalist beslemesi bu çeteler aracılığıyla Ortadoğu’ya yönelik bir mezhep çatışmasının, bir tür bölgesel iç savaşın birinci perdesi açılmak üzeredir. Komşu ülkelerde Ezidi, Kürt, Türkmen, Alevi kesimler katliam tehdidi altındadır” dedi.

AKP KATLİAMLARI GÖRMEZDEN GELİYOR

Yaşanan gelişmelerin, zorunlu olarak Türkiye’de yaşayan insanları da hedef tahtasına yerleştirdiğini savunan Koçak, “Dolayısıyla Türkiye için bölgesel bir iç savaşın sınırların ötesinde kalmaması riski büyüktür. Barış mücadelesinin yükünü artıran bir diğer faktör, AKP iktidarının Kürt sorununda yıllardır sürdürdüğü çözüm demagojisini büsbütün bırakması ve önündeki setlerin kaldırılmasıdır. AKP, Suriye’de Ezidi katliamlarına ve Filistin’de ki katliamlara göz yummakta, görmezden gelmektedir” diye konuştu.

İKİNCİ CUMHURİYET REJİMİ BARIŞA DÜŞMANDIR

Koçak, açıklamanın devamında, hükümetin dış politikasının Türkiye’yi neredeyse istisnasız bütün komşularıyla karşı karşıya getirdiğini de kaydederken, “Bu dış politikanın AKP’nin emperyalizme hizmet çılgınlığının ürünü olduğu açıktır. AKP liderliğinde inşa edilmekte olan ikinci cumhuriyet yaşama hakkının tepesine bir kılıcın sallandırılması anlamına gelmektedir. İkinci cumhuriyet rejimi barışa düşmandır. Bu ürkütücü tablonun bütünü emperyalist-kapitalist sistemin savaş üretme kanununa tabidir. Çerkezköy Emek Birleşenleri platformu savaşa karşı çıkmanın ayrılmaz koşulunun, emperyalizme, gericiliğe ve kapitalizme karşı durmak olduğunun altını kuvvetle çizmekte, tüm emekçileri ve barıştan yana güçleri bu çerçevede mücadeleye, barış için direnmeye çağırmaktadır” ifadelerini kullandı.

TÜRKİYE’NİN NATO’DAN ÇIKMASI GEREK

Açıklamanın sonunda, Türkiye’deki ABD ve NATO üslerinin, barışın karşısındaki en büyük tehdit kaynaklarını oluşturduğunu da savunan Koçak, Türkiye’nin NATO’dan ve barış için ortaklık programından çıkması gerektiğini belirterek, “Bu adımlar ülkemizin emperyalist ittifaklardan ayrılmasının, bağımsız başka devletlerin içişlerine karışmamayı ve halklarla dostluğu temel alan bir dış politika geliştirmesinin başlangıç noktasını oluşturacaktır” dedi. Platform üyeleri, basın açıklamasının ardından bir süre AKP aleyhine slogan atarken, ardından da günün anlam ve önemine yönelik sinevizyon gösterisini izledi.