Kocaeli’nde uyuşturucu mağdurlarıyla bir araya gelen CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, AKP iktidarı döneminde uyuşturucu kullanımının patladığını ve bağımlılıkla mücadele edilmediğini belirterek, “AKP, eğitimi nasıl tarikat bağlantılı derneklere devretmeye çalışıyorsa uyuşturucu bağımlılığı ile mücadeleyi de tarikatlara bırakmak istiyor. Bir çok yerde bağımlıların tedavi taleplerine cevap verilmediğinden
  bilinçli olarak tarikatların kucağına itildiğine dair şikayetler alıyoruz” diye konuştu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, uyuşturucu sorununa dikkat çekmek amacıyla Sesimi Duyan Yok mu Uyuşturucu ve Bağımlılıkla Mücadele Derneği’nin davetlisi olarak Kocaeli’nde bir dizi etkinlikte bulundu. Cankurtaran, CHP Kocaeli Milletvekili Tahsin Tarhan, CHP Kocaeli İl Başkanı Cengiz Sarıbay ve Dernek Genel Başkanı Hüseyin Akbulut ile birlikte uyuşturucu sorununun yaşandığı Gültepe Mahallesi’nde bir kahvehanede bu sorundan mağdur olan vatandaşlarla bir araya geldi. Toplantıya uyuşturucu bağımlısı olduklarını belirten bazı vatandaşlar da katıldı.
“UYUŞTURUCU ESKİDEN ZENGİNLERİN SORUNUYDU, ŞİMDİ FAKİRLERİN”
Uyuşturucu kullanımının AKP iktidarında köylere kadar indiğini söyleyen Cankurtaran, “Eskiden  zenginlerin sorunuydu, şimdi fakirlerin sorunu desek yanlış olmaz. Özellikle Bonzai adı verilen sentetik uyuşturucuların yaygınlaşmasıyla uyuşturucu bağımlılığı köylere, kasabalara kadar indi. Bu konuda her gittiğimiz yerde çok sayıda şikayet alıyoruz ancak net bir istatistik edinemiyoruz. Özellikle yoksul insanlarımızın yaşadığı mahalleler bu sorunun en şiddetli yaşandığı yerler arasında. Birleşmiş Milletler’in (BM) verilerine göre, Türkiye’de uyuşturucu kullanımının 2011’den bu yana 17 kat arttı ve uyuşturucu kullanımının yaşı 10’a kadar düştü. BM Uyuşturucu ve Suç İle Mücadele Dairesi’nin (UNODC) verilerine göre de, sentetik uyuşturucu kullanımı sonucunda yaşanan ölümlerde Türkiye, Avrupa ülkeleri arasında birinci sırada yer alıyor. UNODC’nin son raporuna göre, dünya genelinde 250 milyona ulaşan uyuşturucu kullanıcısı sayısı, Türkiye’de de son 3 yılda yüzde 20 artarak 1.5 milyona dayandı. Bunlar sadece resmi kayıtlar. Tabi biz gerçek rakamların bunların çok üzerinde olduğunu biliyoruz. Araştırmalara göre Türkiye’de 2007-2016 arasında 2 bin 148 kişinin uyuşturucu nedeniyle hayatını kaybetti. Ancak gerçek rakamlar bu sayının çok üstünde. Çünkü krize girerek hastanede yaşamını yitirenlerin çoğunun ölüm nedenine ‘kalp yetmezliği’ vb. gibi rahatsızlıklar diye düşüldüğü için uyuşturucudan ölümlerin net sayısını bilemiyoruz. Tehlike sanılandan daha büyük” diye konuştu.
“AKP, UYUŞTURUCUYLA MÜCADELEDE DE TEDAVİDE DE SINIFTA KALDI”
AKP’nin hem uyuşturucu hem de bağımlılıkla mücadelede sınıfta kaldığını belirten Cankurtaran, “Uyuşturucu kullanımının artmasının en temel nedenini yoksulluk ve işsizliğin artması. Son verilerek göre ülkedeki yoksul insan sayısı 16 milyonun üzerinde. 30 milyon insan ise sosyal yardım olmadan yaşamını idame edemiyor. Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi’nin (TUBİM) araştırmasına göre uyuşturucu kullananların yüzde 64.81’i ilkokul mezunu, yüzde 49.31’i işsiz, yüzde 31.93’unun da düzenli bir işi yok. Yoksulluk ve işsizlik nedeniyle bunalan insanlar uyuşturucuya daha fazla yöneliyor. Sokaklarda birkaç liraya satılan sentetik uyuşturucuların yaygınlaşması dar gelirli bağımlıların uyuşturucuya ulaşmasını kolaylaştırıyor. Hükümet yoksulluğu bitireceği yerde sürekli zam ve vergilerle halkın cebindeki parayı daha fazla boşaltıyor, yoksulluğu daha fazla körüklüyor” dedi.
“BAĞIMLILAR TARİKATLARA YÖNLENDİRİLİYOR”
Uyuşturucu bağımlılığıyla yıllardan beri mücadele ettiğini belirten Cankurtaran, “Uyuşturucu sorununun yaygın olarak yaşandığı yerlerin hepsine gidiyorum. Hepsinde benzer şikayetler alıyorum. Her şeyden önce uyuşturucu tedavi merkezleri son derece yetersiz. Türkiye’de devlet ve üniversite hastanelerine bağlı olarak faaliyet gösteren 22 AMATEM bulunuyor. Bağımlı aileleri yoğunluktan dolayı buralardan randevu almanın bile başarı olduğunu belirtiyor. Çoğunda yer bulmak mümkün değil. Bu nedenle bu işe belediyeler ve özel kuruluşlar da el atmalı ve tedavi merkezleri taşrayı da kapsayacak şekilde yaygınlaştırılmalı. Tek şikayet bu da değil. Birçok bağımlı bağımlılıkla mücadelede bilinçli olarak yetersiz davranılarak bağımlıların bu konuyu kendilerine alan edinen bazı tarikatlara yönlendirilmeye çalışıldığını iddia ediyor. Bağımlılıkla mücadelenin bilerek savsaklanarak tarikatların adam devşirmesinin önü mü açılmak isteniyor diye sormadan edemiyoruz. Gaziosmanpaşa’da yaptığımız bir çalışmada çocukları uyuşturucu bağımlısı olan bir aile, çocuklarının tedavi edilmesi için yardım istedikleri polislerin kendilerine mahallede dergah benzeri bir yapı İsmail Ağa Cemaati’ne gitmelerini tavsiye ettiklerini söylemişti. Menzilcilerin de uyuşturucu bağımlılarını kazanmaya çalıştıkları biliniyor. Devletin görevi tarikatlara bırakılamaz. Bunun benzeri başka şikayetler de aldık. Bütün bunlardan dolayı nasıl kendi görevi olan eğitimi ve öğrenci yurdu yapımını geçmişte FETÖ’ye şimdi de Ensar, Türgev gibi tarikat bağlantılı derneklere devreden AKP, şimdi de bağımlılıkla mücadeleyi de tarikatlara bırakmak istiyor” şeklinde konuştu.
“CHP OLARAK BAĞIMLILIKLA MÜCADELE KOMİSYONU KURUYORUZ”
CHP olarak bağımlılıkla mücadeleyi çok önemsediklerini belirten Cankurtaran, hiçbir ideolojik kaygı duymadan uyuşturucuyla samimi olarak mücadele eden derneklerin ve kişilerin de olduğunu belirterek, “CHP olarak bütün bu dernekleri bir çatı altında koordineli olarak çalışabilecekleri bir komisyon olarak toplamayı düşünüyoruz. Bunun adı CHP Bağımlılıkla Mücadele Komisyonu/Kurulu olabilir. Başlangıç olarak bunu belediyelerimizin olduğu yerlerde başlatarak, belediyelerimizin bu konuda daha aktif olmasını sağlayabiliriz. Hali hazırda Aydın, Keşan, Avcılar ve Beylikdüzü Belediyelerimizin kurduğu bağımlılıkla mücadele merkezleri çok faydalı hizmetler veriyor. Amacımız bunları yaygınlaştırmak. Çünkü uyuşturucuyla mücadele AKP’ye bırakılamayacak kadar önemli bir konu. AKP’nin inisiyatifine bırakılan her konu sonradan kontrolden çıkıyor. Tıpkı FETÖ gibi tıpkı terör gibi” diyerek açıklamasını bitirdi.