Özel İrmet Hospital Psikoloğu Meltem Keser, aileleri karne konusunda önerilerde bulunarak anne babaların çocuklarına karne korkusu yaşatmamaları gerektiğini belirtti.

PSİKOLOG MELTEM KESER’DEN KARNE ÖNERİLERİ
Özel İrmet Hospital Psikoloğu Meltem Keser, aileleri karne konusunda önerilerde bulunarak anne babaların çocuklarına karne konusunda nasıl davranmaları gerektiğini anlattı. Psk. Meltem Keser şunları ifade etti:
“Karne, öğrencilerin tutum ve davranışlarını, başarı veya başarısızlıklarını gösteren bir çizelge olarak düşünülür ve her dönem sonunda bütün okullarda büyük bir coşku içinde öğrencilere verilir. Bu coşku bazen istenmedik ve beklenmedik sonuçlara pişmanlıklara, hüzne ve yasa dönüşür. Bu nedenle bu konuda bizlere, hepimize düşen sorumluluklar var.
Aile, çocuğun birincil eğitim yuvasıdır. Bu yuva içinde yaşanan sorunlar, çocuğun kendine ait bir çalışma odasının olmaması, arkadaş çevresi, öğretmen-öğrenci ilişkisi, dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü ve depresyon gibi sorunlar zayıf bir karnenin alt yapısını oluşturabilmektedir. Bu problemlerin çözümlenmemesi çocuğun okula ve derslere uyumunu azaltacak ve bu da karneye kötü not şeklinde yansıyacaktır. Ailelerin özellikle karne haftası içinde çocuklarıyla karne konusunda olumlu konuşmaları hatta karnedeki kırık notlardan dolayı kendisini üzmemesini, hiçbir şekilde kızmayacaklarını ifade etmelidirler. Kesinlikle korkutucu, suçlayıcı veya tehdit edici konuşmalar yapılmamalıdır. Karneyi almadan önce çocuklara bazı güvenceler verilmelidir. Çocuk bu konuda ailesinden zarar görmeyeceğini veya baskı altında tutulmayacağını bilmelidir.
ÇOCUKLARI KARNELERİNDEKİ NOTLARA GÖRE DEĞERLENDİRMEK ÇOK BÜYÜK HAKSIZLIK
Çocukların karnelerindeki notlara göre değerlendirilmesi çocuklara yapılmış büyük bir haksızlıktır. Eğer çocuğumuz beklemediğimiz bir karne getiriyorsa, öncelikle kendimizi sorgulamamız gerekiyor. Bunun yanında her ne olursa olsun her koşulda ve her zaman onların yanında olduğumuzu belirtmemiz ve hissettirmemiz gerekmektedir. Unutmayalım ki çoğu zaman karnelerindeki düşük notların nedeni, uygun imkân ve şartların olmaması, yeterli desteğin verilmemesiyle ilişkilidir. Yapılması gereken, çocuğun okuldaki başarısızlığının nedenlerinin araştırılması ve çözüm yolları için çaba gösterilmesidir.
Başarısız karnelere gösterilen aşırı tepkiler, çocuklarda yaşamları boyu silinemeyecek olumsuz izler oluşmasına neden olabiliyor. Karne dönemi yaklaşırken her öğrencide düşük not kaygısı nedeniyle stres durumu yaşanmaktadır. Bu stresin azaltılması ve ilerleyen zamanda sıkıntılı olan derslerle baş edilmesi için ailelere birçok görev düşmektedir. Çocuklara okuldaki başarısının kişiliğiyle alakalı olmadığı, kişiliğinin değerlendirilmediği sadece başarı yönünden çeşitli eksikleri olduğunu belirtmek gerekir. Okuldaki başarısındaki, eksiklikler tamamlandıktan sonra her şeyin yoluna gireceğine çocuklar inandırılmalıdır. Bu sayede çocukta herhangi bir özgüven eksikliği probleminin oluşmaması sağlanacaktır.
Çocuğunuzun başarısız olduğu derslerin üzerinde durmak yerine, başarılı olduğu konuları, spor, müzik ve resim vs. gibi alanlarda var olduğunu, bunları başardığına göre dersleri de kolaylıkla halledebileceğini ona söyleyerek cesaretlenmesini sağlayabilirsiniz. Önemli olanın o derste başarılı olmak yerine onun ne kadar çaba sarfetmiş olduğunu belirtirseniz çocuğunuz için önemli olan olumlu adımı atmış olursunuz.
ANNE-BABALAR DEĞERLENDİRMEYİ NASIL YAPMALI?
Ailelerin en büyük yanılgılarından biri çocuğun tüm derslerde başarılı olmasını beklemektir. Bunun gerçekçi bir beklenti olmadığını bilmememiz önemlidir. Bir çocuğun matematikte başarısız olması, onun yetersiz, beceriksiz olduğu anlamına gelmez.Belki bu çocuk tarih dersinde çok daha başarılıdır. Bu yüzden çocuğun gerçek yetenek ve performansının iyice araştırılması ve başarılı olduğu yönlere yöneltilmesi önemlidir.Çocuğun benlik saygısı için de olumlu katkısı olacaktır. Çocuğunuzun karnesindeki notlar hakkında konuşurken onun kişiliğine yönelik incitici aşağılayıcı, küçük düşürücü, suçlayıcı, yargılayıcı davranılmamalıdır. Çocuğun o anki yaşadığı kaygı durumuna göre duygu ve düşüncelerinizi uygun bir dille, açık bir şekilde paylaşın. Bu paylaşımı duruma göre erteleye bilirsiniz.
ARKADAŞLARIYLA KIYASLAMAYIN
Özellikle arkadaşlarıyla kıyaslamayın herkesin farklı olduğunu unutmayın. Arkadaşlarıyla sürekli kıyaslandığında kendini yetersiz hisseder. Ailesine iyi bir evlat olamadığını, onları hayal kırıklığına uğrattığını düşünür. Kendini sürekli suçlayıp eleştirir. Bu da depresyon ve kaygıları beraberinde getirir. İçine kapanan çocuğun benlik saygısı düşer. Aksine her zaman yanında olduğunuzu hissettirin. Kendisinin karnedeki notlardan daha önemli olduğunu, bunun telafi edilebileceğini ve ona destek olacağınızı söyleyin.”