Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer 5 Nisan Perşembe günü Saray’da bir dizi ziyarette bulundu. Esnaflarla, vatandaşlarla bir araya gelen, yeni seçilen oda başkanlarını, dernekleri, yerel basını ziyaret eden Yüceer, saat 18.10’da CHP Saray İlçe Örgütü’nde partilileriyle buluştu. Ülke gündemi ve yerel sorunlar hakkında değerlendirmede bulunan Yüceer, iktidarın Afrin’deki şehitler üzerinden siyaset yapmasına sert tepki gösterdi. Yüceer, “Afrin’de şehitlerimiz üzerinden nasıl dalga geçildiğini, olayın nasıl hafife alındığını gördük. Şehitler üzerinden siyaset yapıldığını gördük. ‘Neymiş destan yazıyormuşuz.’ ‘Neymiş metal yorgunluğu gitmiş.’ Sendeki o zehirlenme ne olacak? Ona kim ne yapacak? Askerlik bile yapmayanlar, giymişler üniformalarını o şehitlerin tabutlarına ellerini koyup onlar üzerinden siyaset yapıyorlar. Ne mutlu şehit oldun diyorlar. Utanmıyor musunuz? Şehitlerimiz üzerinden siyaset yapmaya. Biz hakkımızı helal etmiyoruz” dedi.

YÜCEER CHP SARAY İLÇE ÖRGÜTÜ’NDE PARTİLİLERİYLE BULUŞTU
Cumhuriyet Halk Partisi Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer 5 Nisan Perşembe günü Saray’da bir dizi ziyarette bulundu. Yüceer, ziyaretlerin ardından saat 18.10’da CHP Saray İlçe Örgütü’nde partilileriyle buluştu. Partilileri tarafından kapıda karşılanan Yüceer’i ziyarette Saray Belediye Başkanı Nazmi Çoban, CHP Tekirdağ İl Başkan Yardımcısı Abdül Taşyasan, CHP Saray İlçe Sekreteri Erol Gürler, CHP Kadın Kolları Başkanı Fatma Aslan, CHP İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri ve partilileri yalnız bırakmadı.
“FAŞİZME KARŞI OMUZ OMUZA DİRENEREK HALKIN İKTİDARINI KURACAĞIZ”
Parlamentoda ve parlemonto dışındaki çalışmaları ve eforu için CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer’e teşekkür ederek konuşmasına başlayan Saray Belediye Başkanı Nazmi Çoban, “Ülkemiz artık seçim atmosferine girdi. Önümüzdeki seçim, Türkiye’nin çok önemli seçimleri. A kişisinin, B kişisinin, C kişisinin seçimleri değil. Bu ülke ya cumhuriyeti, demokrasinin yolunu seçecek ya da bir diktatörü seçecek. Biz hiçbir zaman inancımızı ve umudumuzu yitirmedik. Yan yana geleceğiz, birlik olacağız ve faşizme karşı omuz omuza direnerek halkın iktidarını kuracağız. Bu diktatörlük oluşumlarını da iktidardan uzaklaştıracağız. Bunun için Cumhuriyet Halk Partililer olarak bize tarihsel bir görev, sorumluluk düşüyor. Türkiye’nin bugün Orta Doğu bataklığına sürüklendiği bir süreçte de bizim birlik, bütünlük, barış ve kardeşlik içerisinde olmamız gerekiyor. Faşizmi yenebilmemizin yolu da demokrasi güçlerinin birliğinden geçiyor” dedi.
FAŞİZME KARŞI ZAFERİ KADINLARLA VE GENÇLERLE KAZANACAĞIZ”
Demokrasi güçlerinin birliğini sağlama görevinin de Cumhuriyet Halk Partisi’ne düştüğünü belirten Başkan Çoban, “Bu ülkede demokrasi devrimini, faşizme karşı zaferi kadınlarla ve gençlerle kazanacağız.” ifadelerini kullandı.
TOPLUMUN BARIŞI, HUZURU VE ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİ YOK OLUYOR
Ülke gündemi ve yerel sorunlar hakkında değerlendirmede bulunan CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer şunları ifade etti:
“Sarayın ya da iki bürokratın iki dudağının arasından çıkanlarla maalesef şu an ülke yönetiliyor. Ülkemizin, çocuklarımızın geleceği hakkında kararlar alınıyor. Bir gün kalkıyor biri yerine hangi sistemin getirileceği belli olmadan TEOG’u kaldırıyor. Bir gün kalkıyor Afrin’e gireceğiz diyor, Eyyy Amerika, Eyyy Hollanda nidaları atıyor. Sonuç ne oluyor bu toplumun barışı, huzuru, refahı ve çocuklarımızın geleceği yok oluyor.
HER ŞEYE RAĞMEN YIĞINLA İNSAN HAYIR’DA BULUŞTU
20 Temmuz’da ilan edilen OHAL’le, çıkarılan KHK’larla ülkemizi yönetiyorlar. Bu süreçte yüzbinlerce devlet memuru, çalışan suçlu mu suçsuz mu hiç bakmadan, sorgulamadan ihraç edildi. Bugün bu adeta bütün muhalifler üzerinde yargının bir sopası haline dönüştü. Artık ya havuz medyası olacaksınız, ya da tamamen susacaksınız başka bir olanak tanımıyor. Referandum sürecini ne zorluklarla yaşadık. Ne kendimizi anlatabildik, ne HAYIR’ın gerekçelerini anlatabildik. Devletin tüm imkanları ‘evet’ için hazırdı, tüm personeli ‘ evete’ çalıştı. Ona rağmen istediklerini alamadılar. Mühürsüz oyları geçerli sayarak istedikleri sonucu elde ettiklerini düşünüyorlar. Ne yaparlarsa yapsınlar, ne kadar zulümleri artarsa artsın sonuç alamıyorlar. Bu ülkeden demokrasiden yana, bu ülkenin geleceğinden toplumsal barışından yana olan yığınla insanlar, her şeye rağmen bu kadar tehdide rağmen HAYIR’da, demokraside buluştular. Bu süreçte önümüzde bir yerel seçim var arkasında genel seçim var. Yine baskı, zulümler, tehditler artıyor. Yine ona buna tehdit mesajları eyy nidaları artıyor. Getirdikleri bir ittifak kanunu oldu sözde, seçim kanunu üzerinde bir değişikliğe gidildi. Bununla ittifak yapıp girecek partiler.
BAŞINDA OLMADIĞIMIZ SANDIK OLMAYACAK
Seçim güvenliği konusunda ciddi şaibeler var. Başka mahallede oturanlar başka mahallede oy kullanabilecek, sandıklar taşınabilecek, vatandaşlar kolluk kuvvetlerini çağırabilecek. Bunlardaki amaç ne yapıp edip kendi isteği sonucu çıkarmak. Bu kaybettiklerinin itirafı aslında. Biz CHP olarak seçimin güvenliği için bütün önlemleri alacağız. Başında olmayacağımız sandık olmayacak. Yapacağımız çalışma sivil toplum kuruluşlarını da içine alacak. Kendini sorumlu hisseden, ülkenin karanlık süreçten çıkması için katkı vermek isteyen, adaletin yokluğuna inanan kim varsa aynı çatı altında buluşturacağız.
BU ADAMI O KOLTUKTAN İNDİRMEK BİZİM BOYNUMUZUN BORCU
18 Mart Çanakkale Anması için hazırlanan tiyatro gösterisinde kadın oyuncuları sahneden indiren Meclis Başkanı İsmet Kahraman’a sert tepki gösteren Yüceer, “Atatürk’ün kurduğu Mecliste, Atatürk’ün koltuğunu işgal eden zat tarafından yapılan şey bunu kabul etmek mümkün değil. Yüzyıl önce çıkmış tiyatro sahnesine bir kadın. Kurtuluş mücadelesinde Nene Hatunları, Kara Fatma’ları. Cumhuriyete harç koymuş, bedel ödemiş o zatın oturduğu koltukta biz cumhuriyet kadınlarının, bu ülkenin onuru olan kadınların kanı var, emeği var. Bu adam o koltuktan bir an önce inmek zorunda, indirmemiz gerekiyor. Bu bizim boynumuzun borcu. Çünkü bizim gerçekten vicdanımız sızlıyor o orada oturduğu sürece” dedi.
HAZİNESİZ TEK ADAM MI OLUR?
Atatürk’ün kurduğu Meclise Atatürk’ü almıyor görevli. Bunların zihniyeti Cumhuriyetle, kadınla, Atatürk’le, bu vatanla milletle. Bunlar değil mi Amerikan filolarına, 6. Filoya secde eden, Amerika’nın mermileriyle, Amerika’nın dolarlarıyla vatanseverlik yapan insanlar. Bugün yerli ve milli iddiasıyla şeker fabrikalarını, cumhuriyetin tüm kazanımlarını teker teker satan adamlar. Bugün şeker fabrikaları teker teker satılıyor. 15 yılda sadece kendi dönemlerinde 62 milyon dolarlık özelleştirme yapmışlar. Sümerbank, Etibank, demiryolları hepsi peşkeş çekildi. Çekilmeyenler de Varlık Fonu altında, sarayın vakfında toplanıyor. Tek adam rejimi kurmak istiyor ya hazinesiz tek adam mı olur? Parasız, pulsuz yürümez o saray. Tek adam rejiminin Varlık Fonu, bütün kanunlardan muaf denetleyemiyoruz.
TERMİK SANTRALLERE, TAŞ OCAKLARINA KARŞI DURMAK ZORUNDAYIZ
Pınarça’ya ormanın içine termik santral kurmaya çalışıyorlar. Trakya’ya bu kadar verimli topraklara. Havası maalesef bu kadar kirli yere. Enerji üreteceğiz diyor. Buradaki çıkan kömürden bir şey çıkmıyor, sobada yaksanız ısınamazsınız. Dışarıdan ithal kömür getireceğim diyor. Niye burada yakıyorsun? Niye beni kanser ediyorsun? Onu oradan başka yere taşırsam çok maliyetli diyor. Maliyet hesabı yaparken benim, vatandaşımın sağlığını, çocuklarımızın geleceğini düşünmüyor. Biz ne olacağız? Kanser mi olacağız, ölecek miyiz? Umrunda değil. Çocuklarımızın hayatının bir karşılığı olabilir mi? Maddi bir şey biçebilir mi bir kişi. Sen devlet değil misin? Benim hayatımı, çocuklarımın geleceğini, doğamı, toprağımı korumak senin görevin değil mi? Sana bu yüzden vergi ödüyorum ben. Trakya’ya karşı oynanan büyük bir oyun var. Her tarafımızda taş ocakları, termik santral hikayesi var. Bu termik santrallere, taş ocaklarına karşı durmak zorundayız.
BİZ HAKKIMIZI HELAL ETMİYORUZ
Afrin’de şehitlerimiz üzerinden nasıl dalga geçildiğini, olayın nasıl hafife alındığını gördük. Şehitler üzerinden siyaset yapıldığını görüyoruz. ‘Neymiş destan yazıyormuşuz.’ ‘Neymiş metal yorgunluğu gitmiş.’ Sendeki o zehirlenme ne olacak? Ona kim ne yapacak? Utanmıyor musunuz? Şehitlerimiz üzerinden siyaset yapmaya. Ömrü savaş meydanlarında geçmiş, komutanlık yapmış, zaferler kazanmış Ulu Önder Atatürk, ‘Savaş zaruri olmadıkça, cinayettir’ demiş. Ama askerlik bile yapmayanlar, giymişler üniformalarını o şehitlerin tabutlarına ellerini koyup onlar üzerinden siyaset yapıyorlar. Ne mutlu şehit oldun diyorlar. Esas olan benim bir yavrumun bile saçının teline zarar gelmeden vatan savunmasıdır. Bu ülkenin birlik beraberliğidir. Elbette kaçınılmaz olursa her birimiz biz kadınlar da en önde vuruşuruz. En önde siper oluruz. Ama birilerine hizmet etmek, birileri iktidarda kalsın, birilerinin gemisi yürüsün diye, birilerinin çocukları zengin olsun diye yazık o fidanlara, o kınalı kuzulara. Biz hakkımızı helal etmiyoruz.
BİZİM DERDİMİZ BUGÜNLER DEĞİL, ÇOCUKLARIMIZIN VATANIMIZIN GELECEĞİ
2019’da hem yerel seçimlerimiz hem genel seçimlerimiz var. Bu seçimler çok önemli. Önümüzde gerçekten tek adam olmayı çok isteyen, kimseyi umursamayan biri var. Şehitlerimizin, doğamızın, malımızın, mülkümüzün ormanlarımızın hiçbir kıymeti yok onun için. Bize düşen bu seçimlerde birlik beraberliğimizi bozmadan, sen-ben kavgasına girmeden, bugünlerin derdine düşmeden gelecek için mücadele etmektir. Bizim derdimiz bugünler değil, bizim derdimiz çocuklarımızın geleceği, vatanın geleceği, bu milletin birlik beraberliği. Önce yerel seçimlerde başarılı olacağız. Ne olursa olsun mücadelemizi güçlendirerek devam edeceğiz. Tekirdağ’ın çok büyük bir sorumluluğu var. Partililerimiz, hemşerilerimiz seçmenlerimiz bize çok büyük bir gurur yaşattı. 12-0 yaptık. Türkiye’de tek iliz Tekirdağ, tek iyi il. Önemli olan bunu devam ettirebilmek, oylarımızı arttırmak. Tekirdağ’dan Türkiye’ye Cumhuriyet Halk Partisi’ne daha çok katkı sunmak. Bunun için elimizden gelen mücadeleyi vermek zorundayız.”