Saray Belediyesi ve Saray Kent Konseyi Kadın Meclisi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü bir dizi etkinlikle kutladı. Saray Belediyesi’nin açmış olduğu kurslarda üretilen el emeği göz nuru ürünler sergilendi. Kadın emeği mücadelesi üzerine belgesel gösterimi yapıldı, şiirler okundu.  Saray’ın girişimci, cesur ilk kadın kasabı Fatma Canbolat’a plaket takdim edildi.

YOĞUN KATILIM YAŞANDI
Saray Belediyesi ve Saray Kent Konseyi Kadın Meclisi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla saat 14.00’da Saray Belediyesi Konferans Salonu’nda bir etkinlik düzenledi. Kadınların yoğun katılımıyla gerçekleşen etkinliğe Saray Belediye Başkanı Nazmi Çoban, Saray Belediye Başkan Yardımcısı Arif Naci Öngören,  Saray Kent Konseyi Başkanı Mehmet Bilecen, Yazar, şair Hasan Akarsu katılım gösterdi.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile başlayan etkinlikte, Saraylı Kadınlar adına Saray Kent Konseyi Kadın Meclisi’nden Emekli Öğretmen Necla Altan bir konuşma yaptı.
Altan, 8 Mart’ın ortaya çıkışını ve kadınlar için ne kadar önemli olduğunu anlatarak başladığı konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“ 8 Mart 1857 yılında ABD’nin New York kentinde 40 bin dokuma işçisinin daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında yaptıkları grev polis saldırısıyla karşılaşmış, fabrikaya kapatılan kadınlar kurulan tuzaklara yenik düşmüş ve 129 kadın işçi feci şekilde yanarak can vermiştir. İşçilerin cenaze törenine 10 bin aşkın kişi katılmıştır. Bu acı olayın üzerine ülkemizde ilk kez 1921 yılında bugün anılmaya başlandı.
“KADINLARIMIZA ÇOK ŞEY BORÇLUYUZ”
Kadın olmanın anlam ve önemi üzerine bir kez daha düşünmek için eşsiz bir fırsat sunan anlam yüklü bir günün içindeyiz. Toplumun her kesiminden aldıkları görevde sorumluluklarını yerine getiren kadınlarımıza çok şey borçluyuz. Yıllardan beri bilimden sanata, spordan edebiyata, siyasi çalışma hayatına kadar her dalda büyük çaba sarf ediyorlar. Evinde anne, işinde saygın bir birey olduğu ortadadır. Gelecek nesillerin yetişmesinde yeri doldurulamayacak bir yeri olan sevgiyi, nezaketi, inceliği öğreten yine kadındır. Şehit evladını vatan toprağına uğurlarken döktüğü gözyaşlarıyla duaların ve iyi dileklerin çağlayan gibi aktığı sözleriyle kadınlar milletimizin ruhu olmuştur.
“ATATÜRK DEVRİMLERİNE SAHİP ÇIKALIM”
Günümüzde kadınlarımız maalesef hak ettiği desteği ve saygıyı yeterince göremiyor. Özellikle kadınlarımıza yönelik insanlık dışı saldırıların, şiddet uygulamalarının, taciz ve tecavüz vakalarının endişe verici bir şekilde arttığını görüyoruz. Bu şiddetin son bulması kadınlarımızın hak ettiği saygınlık ve değeri göreceği günlerin çok yakın olduğuna inancım tam. Kadına yönelik şiddete karşı mücadelede her türlü şiddetin önlenmesi için yapılan yasaların ve bu yasaların uygulanmasının önemi kadar, ülkemizde kadına bakış açısının da değişmesi gerektiğinin önemini bir kez daha vurgulamak istiyorum. Bu vesile ile her şeyin en güzeline layık olan tüm kadınlarımızın Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü bir kez daha kutluyorum. Saygı değer kadınlarımız, hep birlikte el ele vererek toprağını, milletini, bayrağını seven, Atatürk devrimlerinden ayrılmayan nesiller yetiştirelim. Atatürk devrimlerine sahip çıkalım.”
KADIN ŞİİRLERİ OKUNDU
Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin hazırladığı şiir dinletisi ile devam eden programda Ünzüle Karpat Nazım Hikmet’in ‘Kadınlarımız’, Nilüfer Kenar Hoş geldin Kadınım ve İnci Mergen Gülten Akın ‘Kestim Kara Saçlarımı’ şiirleriyle dinleyenlere duygusal anlar yaşattı.
AVCILAR, ARACILAR, KADINLAR BELGESELİ İZLETİLDİ
Şiir dinletisinin ardından Avcılar Ev Eksenli Kadınlar Kooperatifi’nin emeklerini değerli kılmak için verdikleri mücadelenin anlatıldığı ‘Avcılar, Aracılar, Kadınlar’ belgeselinin gösterimi yapıldı.
BİR KADIN İÇİN DELİCE, ÇILGINCA BİR ŞEY
Program Saray’da bir ilki başaran cesur, girişimci Fatma Kasap Fatma Canbolat’ın hikayesiyle devam etti. Mücadelesini doğaçlama, samimi, sıcak bir dille anlatan Fatma Canbolat konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Saray’da bir ilk. Karşıdan bakıldığında bir kadın için delice, çılgınca bir şey. Adını siz koyun. Kendi yapım da öyledir. Hareketliyim, durduğum yerde asla durmayı sevmem. İki fidanım var. Ben bir anne olarak onları yetiştirmek zorundayım. Çocuklarım için en büyük mücadelem. Burada bazı şeyleri ispatlamak insanlara.
“HER KADIN AYAKLARININ ÜSTÜNE SIKI SIKI BASABİLMELİ”
Her kadın özgür yaşamalı, ayaklarının üstüne sıkı sıkı basabilmeli. Ne yazık ki şiddet gören kadınlarımız var. Bunlar hep kadınların maddi özgürlüklerinin olmamasından, kendi ayaklarının üzerinde duramamasından kaynaklanıyor. Ben bu döngülere karşıyım. Ben istiyorum ki Saray’da kadınlar olarak hep birlikte bir şeyler başaralım. Bu işe başlarken çok büyük destekçilerim oldu. Başta Belediye Başkanımız Nazmi Çoban, kardeşi Fevzi Çoban ve eşi Nazan Çoban, eşim, ailem ve adını sayamadığım birçok kişi. Hepsine çok teşekkür ediyorum.
“BEN SANAYİYE DE GİDERİM KAHVEHANEYE DE”
Bana bu fikir sunulduğunda çok mutlu oldum. Bir şeyleri başarmış olmanın verdiği haklı gururu yaşıyorum. Ben her zaman diyorum her kadın güçlüdür, her kadın istediğinde başarabilir. İş yaşamında kadın erkek ayrımı diye bir şey yok. Biz bugün kahvehaneye de gidebiliriz, sanayiye gidip arabamızı da yaptırabiliriz. Ben bunları ispat etmeye çalışıyorum herkese. Ben sanayiye de giderim, kahvehaneye de. Köylere kahvehaneye gidip bir çay içiyorum, hayvan bakıyorum.
“BASTONA DÜŞENE KADAR İŞİMİN BAŞINDA DURACAM”
Ne olursa olsun gücümün yettiğince devam edeceğim mücadeleme. Bastona düşene kadar işimin başında duracam. Benim dükkânıma geldiğinizde ne alacağınız önemli değil, önce bir çay içip sohbet etmek önemli. Benim ilk önceliğim insanların sağlığı, çocukların yedireceği her şeyin sağlıklı olması. Bence gıda sektöründe kadınların el atması gerekiyor bu işlere.
“HEPİNİZİ DÜKKANIMA ÇAY İÇMEYE BEKLİYORUM”
Kasaplık mesleği gerçekten çok zor bir iş. 20-30 kg kadınlara tuhaf geliyor. Fiziki yapımı da bakmayın. Dükkanda farklı bir Fatma ile karşılaşırsınız. Bir bakmışsınız et sıyırıyorum, bir bakmışsınız kuzu bacağı taşıyorum. Zorluklarına rağmen ben işimi seviyorum. Ben işimle, insanlarla diyalog içerisinde mutlu olmayı bilen bir kadınım. Hepinizi dükkanıma çay içmeye bekliyorum. Tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun.”
“DÜNYA KADINLAR GÜNÜ SİZE ALTIN TEPSİDE SUNULAN BİR GÜN DEĞİL”
Fatma Canbolat’a plaketini vermek üzere kürsüye davet edilen Saray Belediye Başkanı Nazmi Çoban şunları ifade etti:
“Kararlı, karakterli, dik duruşu ile evinin ekonomisine, Saray’ın ekonomisine ve ülke ekonomisine katkı sunan Fatma kardeşimizi tanıyorum ona yürekli bir emekçi alkışı istiyorum. Böylesine anlamlı Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde sizlerle bir arada olmaktan çok mutluyum. Dünya Emekçi Kadınlar Günü birilerinin size altın tepside sunduğu bir gün değil. Dünya var olduğundan bu yana üretimde, ekonomide kadının bir yeri var. 1857 Amerika’da 16 saat sanayide zor koşullarda çalışan kadınlar, eşit ücret koşullarının olmadığı bir dönemde insan onuruna yakışır 8 saat çalışma hakları için mücadeleye başlıyorlar. Baskı, zulüm kadının mücadelesinin önüne çıkıyor. Mücadelesini bırakmayan, yaşamlarını veren kadınlar oluyor. Başka alanda diğer iplik fabrikalarında direnişler başlıyor. Bu direniş Amerika’dan dünyaya yayılıyor.
KADINLAR KURTULUŞ SAVAŞI’NDA MÜCADELE ETTİ
Cumhuriyet’in kuruluşuyla birlikte işgal dönemlerinde kadın evinde değil sadece.  Kadınlar evinde çoluk çocuğunu bırakarak Kurtuluş Savaşı’nda emperyalist işgal güçlerine karşı Mustafa Kemal’in önderliğinde mücadele ediyor. Bugün çağdaş, laik, demokratik bir ülkede yaşıyorsak, bu mücadelede kadının çok büyük önemi var. Kadın hareketinin özgürleşmesinde, erkek kadın eşitliğinin sağlanmasında ülkemizin çok saygın, aydın emekçi yazar kadınları mücadele ediyor. Böylesine mücadele eden, Kurtuluş Savaşı’nda yaşamını vermiş kadını ile erkeğiyle Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, yaşamını vermiş olan kadınlarımızı Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde bir kez daha selamlıyorum.
FATMA, EMEĞİN MÜCADELESİNİ VERİRKEN BİR DURUŞ SERGİLEDİ
Bu dünyada insan hak ve özgürlükleri ve hukukun kirlendiği, acı ve gözyaşının olduğu ve savaşların sürdüğü coğrafyamızda; şuna inanıyorum ki kadın erkek eşitliğinden yana biri olarak eğer bu dünyayı kadınlar yönetseydi inanın bu dünyada açlık, yoksulluk, savaş ve gözyaşı olmazdı. Sizler mücadelenizle bunu başaracaksınız. Fatma ben ayaklarımın üzerinde duracam, emeğin mücadelesini verecem dedi. Emeğin mücadelesini verirken çocuklarımın yaşamına, ekonomisine, ülkeme ve Saray’a bir birey olarak katkı sağlayacağım derken bir duruş sergiledi.
“BU HAKLARI SAVUNMAK SİZİN BOYNUNUZUN BORCU”
Ülkemizde de kadınların hak ve özgürlükleri elinden alınıyorsa, Cumhuriyet kazanımları teker teker yok edilmeye çalışılıyorsa bunlar büyük bir bedelle kazanıldı. Cumhuriyetin temelinde çok büyük bir bedel ödendi ve bedelin en ağırını ödeyenler kadınlardı. Cumhuriyet’in, Mustafa Kemal’in aydınlanma döneminde verdiği mücadele sonucunda kazanılan kadın hakları. 1930’lu yılları düşünün. İsviçre, İngiltere, Fransa, Almanya dünyanın demokrasinin gelişmiş olduğu ülkelerde kadının seçme seçilme hakkı yok. Bu hakları da dünyada örnek olarak Mustafa Kemal Atatürk, Türk Kadınına verdi. Bu hakları savunmak da sizin boynunuzun borcu. Cumhuriyet’e Türk kadının hepimizden daha çok borcu var.
“KADINLAR BİR ARAYA GELİRSE DÜNYA YERİNDEN OYNAR”
Türkiye, Cumhuriyet dışı bir rejime, Ortaçağ karanlığına sürüklenmek adeta karanlık bir galya kuyusuna sokulmak isteniyor. Kadının konuşmadığı, erkeğin dördüncü karısının olduğu, kadının ekonomiden koparıldığı, demokratik hak ve özgürlüklerinin elinden alındığı sadece evine hapsedildiği bir süreci yaşıyoruz. Kadınımız hak ve özgürlüklerin çok gerisine itilmek isteniyor. Siyasal görüşünüz ne olursa olsun, kadınlar bir araya gelirse dünya yerinden oynar. Türkiye’yi daha çağdaş bir dünyaya götürmenin yolu kadın dayanışmasından ve emekçilerin yan yana omuz omuza olmasından geçer. Türkiye, Mustafa Kemal’in hedeflediği uygar ve çağdaş dünyaya kadınlarımızla gelecektir, buna inancım sonsuzdur. Türk Kadını kazanılmış haklarını kaybetmeyecektir. Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü yürekten kutluyorum. Dünya emekçi kadınlardan yana dönsün”.
FATMA KASAP’A PLAKET TAKDİM ETTİ
Başkan Çoban konuşmasının ardından girişimciliğiyle, cesaretiyle örnek bir başarı öyküsü yaratan Fatma Canbolat’a plaket takdim etti. Program Saray Belediye Başkanı Nazmi Çoban’ın tüm emekçi kadınlarla günü ölümsüzleştirdiği toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.
Haber: Kübra YAVUZ