Kanser ülkenin dört bir yanında ürkütücü bir hızla artıyor. Gerçeği kamuoyuyla paylaşan bilim insanlarının başlarına ise türlü işler geliyor

Kanser hastalığının ülkenin dört bir yanında artan oranları ile ilgili gerçekleri bir şekilde basına, kamuoyuna anlatan cesur bilim insanlarının başlarına gelenler ülkenin son yıllarda nasıl bir cendere altında tutulduğunu da ortaya koyuyor.

Aydın’daki kanserlerin birkaç yıl içerisinde korkunç bir orana yükseldiğini, bunun en önemli nedeninin kenti adeta bir çember gibi kuşatan jeotermal santralleri ve diğer çevresel faktörler olduğunu yazan, anlatan Aydın Tabip Odası Eski Başkanı Dr. Metin Aydın daha bir ay önce sürgün edildi.
Kocaeli Dilovası’daki sanayi kirliliğinin, anne karnındaki bebeklere bile etki ettiğini ortaya çıkaran Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu’nun yaşadığı süreç ve halen cezaevinde oluşu bu baskıların ne raddeye ulaştığının bir başka örneği idi.
Edirne’de bir basın toplantısında, simsiyah akan Ergene’nin kirliliği, bu nehrin suyu ile sulanan pirinçler ve kanser hastalığını aynı cümle içinde kullanan Dr. Dilek Tucer ertesi gün Edirne Valisi tarafından görevden alınmıştı. Vali, doktorun açıklamalarının bilimsel temeli olmadığı için görevden alındığını söylüyordu. Oysa, valinin istediği bilimsel kanıt tam o sıralarda Sağlık Bakanlığının elinde idi.
Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Bülent Şık Ergene Nehri Havzasında bulunan kanserojen (kanser yapıcı) kimyasalları tespit etmek amacıyla 2011-2016 yılları arasında yapılan kapsamlı bir araştırmada görev yapmıştı. Yaklaşık 5-10 milyon nüfusu kapsayan bir alanda yapılan araştırma, dünyanın sayılı halk sağlığı çalışmaları arasında gösteriliyordu. Binlerce yerleşim bölgesinden toprak, su, gıda, hava, akarsu ve deniz suyu gibi örneklerin analizi sonucu ciddi bir kimyasal, hatta radyoaktif kirlenme olduğunun tespit edildiği araştırma Bülent Şık’ın son işi oldu! 2015’te tamamlanan projede elde edilen verilerin yazımı aşamasında Dr. Şık, “Barış Bildiri”sine imza attığı gerekçesiyle önce açığa alındı, ardından KHK ile ihraç edildi. Sadece sularla ilgili özet raporu bile 200 sayfa olan bu araştırmada elde edilen tüm veriler ise bugün tam anlamıyla bir “sır”! Bu verilerin akıbetini soran CHP milletvekillerine bakanlık böyle bir çalışmanın olmadığı yanıtını veriyor. Şık’a göre, Sağlık Bakanlığı milyonlarca insanın sağlığını ilgilendiren bu son derece vahim sonuçları halktan gizliyor!
***
Bilim insanları, günümüzde kanser hastalığının bu kadar artmasının nedenlerinin en başta çevresel faktörlerde aranması gerektiğini dile getiriyorlar. Toplum sağlığının korunmasından sorumlu olan siyasi iktidarın kurumları ise bu gerçeğe işaret eden bilimsel raporları, istatistiki verileri gizliyor, bunları açıklayan bilim insanlarını, doktorları cezalandırıyor!
Üç gün daha fazla iktidarda kalabilmek, üç yandaşına daha çok kaynak akıtabilmek adına halkın kanserlerle boğuşmasına zemin hazırlayan, göz yuman, gerçekleri gizleyenler, bir kanser hastası yakını olarak iki elimiz yakanızda bilesiniz. Ve bu halk düşmanlığınızın hesabını elbette vereceksiniz!
Haber: Özer Akdemir(Evrensel Gazetesi)