Verimli tarım toprakları, ormanları, koyları, yer altı ve yerüstü su kaynakları ile Türkiye’nin gözbebeği olan Trakya, uzun zamandır sermayenin yoğun saldırısı altında. Plansız saniyeleşme nedeniyle Ergene zehir akan bir nehre dönüşürken, ormanlık alana kurulan taş ocakları ve Rüzgâr Enerji Santralleri ve son olarak TürkAkım gibi projeler yüzünden Istranca Ormanları bugün hayatta kalma mücadelesi veriyor. 16 yıllık AKP iktidarı döneminde Trakya’ya yönelik sermayenin talanı daha da yoğunlaştığı gözlemlenirken, Kapaklı – Çerkezköy arasına kurulması planlanan Termik Santralin ve İğneada’ya yapılması öngörülen Nükleer Santralin hayata geçirilmesi Trakya’nın ölüm fermanı anlamına gelecek.

16 yıldır devam eden AKP iktidarı döneminde sermayenin Trakya Bölgesi’ne yönelik saldırısı her geçen gün daha da yoğunlaşıyor.
ERGENE NEHRİ ZEHİR SAÇIYOR
Istranca Dağları’ndan doğarak Ege Denizi’ne dökülen, bir zamanlar Trakya’ya hayat veren, geçtiği topraklara bereket saçan 280 kilometrelik Ergene Nehri, bugün fabrikaların bıraktıkları kimyasal atıklar, kentsel ve evsel atıklar nedeniyle bugün simsiyah akıyor. Ergene Nehrindeki kirliliği en aza indirmek için AKP iktidarı döneminde hayata geçirilen Ergene Havzası Koruma Eylem Planı’nın, Uzunköprü’den alınan numuneler incelendiğinde, hiçbir işe yaramadığı ortaya çıkıyor. Ergene Nehri’nin sadece geçtiği bölgeleri değil, Meriç Nehri ile birleşerek döküldüğü Saroz Körfezi’ni de kirletirken, yapılan bilimsel araştırmalar Ergene çevresinde yaşayanların kansere yakalanma oranının 3 kat fazla olduğunu ortaya koyuyor. Zehir saçan Ergene Nehrini temizlemenin çocuk oyuncağı olduğunu belirten Orman ve Su İşleri Bakan Veysel Eroğlu 2015 yılında Ergene’de yüzeceğini açıklamıştı. Bu açıklamasının üzerinden 3 yıl geçmesine karşın, Bakan Eroğlu’nu Ergene Nehri’nde bugüne kadar yüzerken gören olmadı.
ISTRANCA ORMANLARINDA YÜZLERCE TAŞ OCAĞI
Trakya’nın bir diğer büyük kabusu ise pıtrak gibi çoğalan taş ocakları. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan ormanlık alana taş ocağı açmak için rahatlıkla izin alan sermaye grupları, Istranca Ormanlarını adeta talan etmiş durumdalar. Sayıları yüzleri geçen taş ocaklarında yapılan patlatmalar nedeniyle Istranca Köylerinde evler yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya. Ayrıca, yer altı ve yer üstü su kaynaklarına geri dönüşü imkansız zararlar veren taş ocakları, bu hızla çoğalmaya devam ederse Trakya’nın susuz kalmasına neden olacak gibi görünüyor.
ORMANLIK ALANA RES
Son 5-6 yıldır Trakya Bölgesi’nde yoğun bir şekilde kurulmaya başlayan Rüzgâr Enerji Santralleri de Istranca Ormanlarında büyük yıkıma neden oluyor. Taş Ocaklarında olduğu gibi ormanlık alanı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nda cüzi bir miktar para karşılığı kiralayan sermaye grupları, Istranca Ormanlarında ağaç katliamına imza atarak istedikleri yerlere RES kurabiliyor. Sayıları binlere yaklaşan RES’ler nedeniyle bugüne kadar Istranca Ormanlarına yüz binlerce ağaç kesilirken, yaban hayvanları da yaşam alanlarını terk etmek zorunda kaldı.
TÜRK AKIMI ŞİMDİDEN 400 DÖNÜM MEŞE ORMANINI YOK ETTİ
Rus gazını Kıyıköy üzerinden Avrupa’ya taşıyacak TürkAkım projesinin Kıyıköy’e ulaşmasıyla birlikte Istrancalarda orman katliamı başladı. Proje kapsamında Kıyıköy’e yapılacak terfi merkezi ve bu merkeze ulaşacak boru hattının geçeceği güzergah için şimdiden 400 hektar orman yok edildi. Projenin ormanın içinden 30 kilometre boyunca ilerleyeceği göz önüne alındığında, Istranca Ormanlarının büyük bir yıkımla karşı karşıya olduğu gerçeği ortaya çıkıyor.
ÇERKEZKÖY VE KAPAKLI ARASINA TERMİK SANTRAL
Hava kirliği nedeniyle kanser vakalarının arttığı, özellikle fabrikaların duman salımı yaptığı anlarda nefes alamın bir hayli zorlaştığı Çerkezköy ve Kapaklı’ya AKP iktidarı seçim öncesi Termik Santral müjdesi verdi! Kapaklı ve Çerkezköy arasındaki ormanlık alana yapılması planlanan Termik Santral için 250 bin ağacın kesileceği tahmin ediliyor. Termik santralinin baca filtrelerinin çalıştırılması halinde bile saat başına 525 kg, yani 10 çimento torbasını dolduracak kadar toz havaya saçılırken, santralin neden olacağı asit yağmurları, tarımsal üretimi yüksek olan ve bölge halkının geçim kaynağı arazilere, mahsullere zarar verecek. Kirlilik artışının neden olduğu solunum yolu hastalıkları ve bebek ölümleri dahil santral yılda 141 ölüme neden olacak. Santraller 40 yıl çalıştırılırsa tahmini sağlık etkileri yaklaşık 11 bin erken ölüme tekabül edecek.
HEPSİ YETMEZMİŞ GİBİ BİR DE NÜKLEER SANTRAL
Sermayenin Trakya’ya yönelik saldırıları yetmezmiş gibi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, 3. nükleer santralin büyük ihtimalle Trakya’da kurulacağını söyledi. Geçtiğimiz yıllarda da gündeme gelen nükleer santral için İğneada işaret edilmişti. Doğal güzellikleri ile adından söz ettiren İğneada, Avrupa’nın en büyük longoz ormanlarına sahip durumda. 671 tür bitki, 481 kuş, 61 tür memeli, 28 tür tatlı su balığı, 311 tür böcek, 25 tür sürüngeni içerisinde barındıran İğneada Longoz’u, bünyesinde 5 adet de göl barındırıyor. Ormanlar nesli tükenmekte olan pek çok hayvan ve itkiye de ev sahipliği yapıyor. Örneğin Ak kuyruklu kartallar Türkiye’de sadece 3 bölgede var ve sayıları 10 civarında. Nükleer santralin bu bölgeye kurulması halinde Avrupa’nın en büyük longoz ormanı büyük bir yıkım yaşayacak. İğneada’ya kurulması planlanan nükleer santralde meydana gelecek bir sızıntı, başta Trakya olmak üzere ülkemizin büyük bir kısmını olumsuz etkileyecek.