Saray başta olmak üzere Trakya bölgesini adeta ikiye bölecek olan Türk Akımı Kara Kısmı Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nin Çevresel Etki Değerlenmesi (ÇED) sürecinde yer alan ‘halkın katılım toplantısı’ halkın muhalefeti dolayısıyla yapılamadı. Istranca Ormanları ve tarım alanlarına zarar vereceğini dile getiren Saray halkı ve çevre savunucuları toplantıya katılmayarak şirket yetkililerini Saray İlçe Müftülüğü binası önünde protesto ettiler. Pankartlar açıp, slogan atan doğaseverler, “Rusya sefasına sürecek, Istrancalar cefasını çekecek! Başka Trakya’mız yok, sahip çıkıyoruz. Ormanlarımızdan, topraklarımızdan, sularımızdan ellerinizi çekin!” diye haykırdı.
Saray başta olmak üzere Trakya bölgesini adeta ikiye bölecek olan Türk Akımı Kara Kısmı Doğal Gaz Boru Hattı Projesi’nin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) sürecinde yer alan halkın katılım toplantısı bugün saat 13.00’da Saray İlçe Müftülüğü Konferans Salonu’nda yapılmak istendi. Polisin geniş güvenlik önlemleri aldığı Saray İlçe Müftülüğü Binası önünde Saray halkı ve çevre savunucuları toplantıya katılmayarak yaptıkları basın açıklaması ile Türk Akımı Projesi’ni protesto etti.
RUSYA SEFASINI SÜRECEK, TRAKYA CEFASINI ÇEKECEK
Saray Doğayı Koruma Derneği, Doğal Yaşamı Koruma Vakfı, Kuzey Ormanları Savunması, Vize İnsan Doğa Yaşam Derneği, Saray Belediye Başkanı Nazmi Çoban, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Nazmi Duygu, Çakıllı Belediye Başkanı Mehmet Bayram, Kent Konseyi Başkanı Mehmet Bilecen ve CHP İlçe Teşkilatı’nın desteğini alan Saray halkı, Saray İlçe Müftülüğü önünde toplanarak toplantıya izin vermeyeceklerini bildirdiler.
Pankartlar açıp, slogan atan doğaseverler ve Saray halkı Türk Akımı Projesi’ne tepki gösterdi. Ormanına, suyuna sahip çık. Rusya sefasını sürecek,Trakya cefasını çekecek. Bu memleket, bu orman bizim. Türk Akımı değil, Rus bakımı sloganları ile doğa katliamına izin vermeyeceklerini ifade eden kitle, toplantıya katılmadı ve şirket yetkilileri boş salona konuştu.
“HALKIN KATILIMI TOPLANTISININ MÜFTÜLÜK BİNASINDA YAPILACAK OLMASI BAŞLI BAŞINA SKANDALDIR”
Konu ilgili olarak basın açıklamasını okuyan Saray Doğayı Koruma Derneği Üyesi Murat Tatu şunları ifade etti:
“Söz konusu Türk Akımı Doğalgaz Boru Hattı Projesinin bölgemizin sit alanlarına, içme suyuna, tarım alanlarına ve yerleşim bölgelerine geri dönüşü imkansız zararlar vereceğini, bu hattın Pabuç Deresi, Kazan Deresi, Vize Dere ve Kuru Dereyi keseceğini, on binlerce ağacı yok edeceğini, Bahçeköy, Güngörmez, Saray Merkez, Edirköy, Çukuryurt, Kurtdere, Sinanlı ve Osmanlı mahallerimizden geçerek Saray’ı adeta ikiye böleceğini komşu yerleşim alanlarımız Kıyıköy ve Vize’ye de geri dönüşü imkansız zararlar vereceğini, ÇED dosyasında 27 kilometrelik hattın Istranca Ormanlarından geçeceğini, Kıyıköy’den Çakıllı Beldesi yakınlarına kadar 50 metre genişliğinde 27 kilometrelik bir koridor açılacağı belirtilmektedir.
“1.5 MİLYON AĞAÇ KESİLECEK”
Bu koridorda 1.5 milyon ağaç kesilecek, 6 milyon imha edilecek başta yaban hayat olmak üzere bölgenin ekosistemi ağır tahribat görecektir, tüm bunları bakanlığa sunulmuş dosyadan biliyoruz. Bu doğa katili projenin aynı zamanda bölgemizin geçim kaynağı balıkçılık, mantarcılık, arıcılık faaliyetlerine vereceği zarar ortadır. Adı ‘Türk’ akımı olmasına rağmen, ülkemize ve bölgemize hiçbir faydası olmayıp, birçok zararı bulunan bu projenin, halkın katılımı toplantısının Saray İlçe Müftülük binasında yapılacak olması başlı başına bir skandaldır.
“LAİKLİK KARŞITI BİR TUTUMDUR VE KABUL EDİLEMEZ”
Soruyoruz: Müftülüğün ya da müftülük binasının görevi Trakya’yı mahvedecek bu projeyi meşrulaştırmakta mıdır?
2015 yılında Trakya halkının mücadelesi ve tepkisi dolayısıyla Kıyıköy ’de yapılamayan toplantıyı şimdi Saray Müftülük binasında yapılmasının amacı nedir?
Halkın dini ve manevi duygularının hizmetinde olması gereken binada, nasıl olur da Trakya’ya büyük zararlar verecek bir projenin toplantısı gerçekleştirilmek istenmektedir? Bundan sonra belirleyeceğiniz toplantı yerleri camiler mi olacaktır?
Birilerinin ceplerini doldurmak uğruna, Trakya’yı katletmeyi hedef alan bu projenin toplantısının, halkın manevi ve dini duygularının hizmetinde olması gereken bir binada yapılmaya çalışılması net bir şekilde laiklik karşıtı bir tutumdur ve kabul edilemez.
“DERNEĞİMİZCE KABULÜ MÜMKÜN DEĞİLDİR”
Derneğimizin Bakanlığa yapmış olduğu itiraz da önemle belirttiğimiz gibi; doğacak zararların giderilmesi ile ilgili idare iç hukukta kabul ettiği ihtiyatlılık ilkesini işletemeyecek ise, sadece enerji koridoru olmak pahasına hukuk devleti ilkelerinden ve kabul ettiği sözleşmelerden feragat edecek demektir. Bu da devletin temel varlık sebebi olan, yurttaşların hukuki güvenliklerini sağlama sorumluluğunu yerine getirememesi sonucunu doğuracaktır. Anayasa, iç hukuk normları ve tarafı olduğumuz Uluslararası Sözleşmeler göz ardı edilerek, projenin bu haliyle yaşama geçirilmesi halinde, ekonomik gerekçelerin, Trakya ve halkının yaşam hakkına tercih edildiği anlamına geleceğinden, derneğimizce kabulü mümkün değildir.”
“TRAKYA VE BÖLGE HALKININ KURBAN EDİLMESİNE KARŞIYIZ”
Konu ile ilgili konuşan Saray Belediye Başkanı Nazmi Çoban şöyle konuştu:
“Saray’ın geleceğine ve doğasına sahip çıkan çevre dostları duyarlılığınız hepimizi mutlu etti. Her konuda yan yana omuz omuza olma dönemindeyiz. Biz de Saray Belediyesi olarak teknik birimlerimizle hazırladığımız raporla Belediye Meclisinin kararı ile Çevre Şehircilik Bakanlığı’na itirazımızı yaptık. Hukukçularımız bu süreçle ilgili çalışmalarını sürdürüyor, bu olayı yargı sürecine de taşıyacağız. Biz ekonomik nedenlerle Trakya ve bölge halkının kurban edilmesine, doğanın katledilmesine karşıyız.Bu projenin hiçbir kurum ve kuruluştan görüş alınmaksızın başladığını biliyoruz. Meclisimizin oy birliği ile Saray Belediyesi olarak da bu projenin yaratacağı tahribatlar nedeniyle iptalini istedik. Kabul etmiyoruz bölgemizde bu projeyi. Gelecek kuşaklara bu doğayı bırakmak gibi tarihsel bir görev ve sorumluluğumuz var. Mücadelemiz bize doğamızı da kazandıracak.”
TUTANAK TUTULDU
Çevre Bakanlığı görevlileri toplantının gerçekleşmediğine dair tutanağı imza altına aldılar. Firma ve Bakanlık yetkililerinin tutanağı ardından Saray Doğayı Koruma Derneği yöneticisi avukatlar tarafından toplantının halkın yoğun tepkisi nedeniyle yapılamadığın ifade eden alternatif tutanak, Saray Belediye Başkanı Nazmi Çoban, Saray Belediye Başkan Yardımcısı Dilaver Perçin, Çakıllı Belediye Başkanı Mehmet Bayram, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Meclis Üyesi Nazmi Duygu, Kent Konseyi Başkanı Mehmet Bilecen, Tekirdağ Barosu Çevre Komisyonu Üyesi Av. Demet Karpat Erol, siyasi parti temsilcileri, dernek yöneticileri ve mahalle muhtarları tarafından imzalandı.

Saray Halkı’nın protesto eylemi alkışlar ve “Türk Akımı değil, Rus bakımı. Rusya sefasını sürecek, Istrancalar cefasını çekecek” sloganları eşliğinde mücadele kararlılığı içinde sona erdi.