Türkiye Komünist Partisi (TKP)erken seçime “Bu Düzen Değişmeli Platformu” adıyla bağımsız adaylarla giriyor. Platformun Tekirdağ Adayı İnşaat Mühendisi Turan Arslan oldu. Bu Düzen Değişmeli Platformu Tekirdağ bağımsız milletvekili adayı, TKP üyesi Turan Arslan ilk olarak Ürosan Kimya Fabrikasında direnişte olan işçileri ziyaret etti. Grevleri yasaklamakla övünen iktidarın uygulamalarına rağmen işçi sınıfının direnişten vazgeçmediğini söyleyen Arslan, “Patron yanlısı adaylar patronla, biz ise burada işçi sınıfı ile olmaya devam edeceğiz” dedi.

24 Haziran’da yapılacak erken seçime “Bu Düzen Değişmeli Platformu” adıyla bağımsız adaylarla katılan TKP’nin, Tekirdağ Adayı İnşaat Mühendisi Turan Arslan oldu.
İŞÇİ SINIFI DİRENMEKTEN VAZGEÇMEYECEK
Bu Düzen Değişmeli Platformu Tekirdağ bağımsız milletvekili adayı, TKP üyesi Turan Arslan, gece yarısı Ürosan Fabrikasına giderek direnişteki işçileri ziyaret etti. Grevleri yasaklamakla övünen iktidarın uygulamalarına rağmen işçi sınıfının direnişten vazgeçmediğini söyleyen Arslan, “Patron yanlısı adaylar patronla, biz ise burada işçi sınıfı ile olmaya devam edeceğiz” dedi.
BÖYLE BİR TÜRKİYE İSTER MİSİN?
24 Haziran seçimlerine Türkiye nüfusunun yarısından fazlasının ikamet ettiği 17 seçim bölgesinde aday göstererek giren Bu Düzen Değişmeli Platformu, seçim deklarasyonunu da yayımladı.
“Böyle bir Türkiye ister misin?” başlıklı deklarasyonun tam metni şöyle:
“Böyle bir Türkiye ister misin?
İnsan insanı sömürmeyecek, kimse bir başkasının hakkını yemeyecek.
İşsiz kalmayacak.
Herkesin insanca yaşayacağı bir evi olacak.
Isınma, aydınlanma, su, toplu taşıma ücretsiz olacak.
Yerli ve yabancı tekellere ait bütün işletmeler ve bankalar devletleştirilecek.
Sanayi ve tarımda üretim toplumsal çıkarlar doğrultusunda planlanacak ve Türkiye her açıdan kendine yeten bir ülke haline gelecek.
Eğitim, bütün aşamalarında bilimsel temellerde ve bedelsiz olacak.
Parasız sağlık hizmeti verilecek.
Ülkeyi ekonomik, kültürel ve siyasi açıdan  yıkıma götüren Avrupa Birliği üyelik süreci sonlandırılacak.
NATO’dan çıkılacak, bütün yabancı üslere el konacak.
Dinin siyaset, yargı ve devlet işlerindeki etkisi tamamen kaldırılacak.
Yeşil alanların, tarihin, kültürel varlıkların yok edilmesine son verilecek.
İnsanların özgürce ve sağlıklı bir biçimde yaşayacağı kentler yaratılacak.
Irk, din, cinsiyet farklılığı hiçbir eşitsizlik ve haksızlılığa yol açmayacak.
Çocuk işçilik ve çocuk evlilikleri yasaklanacak.
Kadınların toplumsal yaşama katılımı önünde bütün yasal, ekonomik ve kültürel engeller bertaraf edilecek.
Temel insan haklarının tamamı güvenceye alınacak, herkes yasalar önünde eşit olacak, hiçbir yöneticinin dokunulmazlığı olmayacak.
Devlet, emperyalizme karşı yurtsever, gericiliğe karşı aydınlanmacı, bireyciliğe karşı toplumcu ve halkçı bir doğrultuda yeniden yapılandırılacak.
Hep birlikte böyle bir ülkede yaşamak istiyoruz.
Anlaştık o zaman…

Bütün bunlar nasıl mı olacak?
Küçük bir azınlığın fabrikalara, plazalara, bankalara, tarımsal arazilere, madenlere, akarsulara, ormanlara, deniz kıyılarına el koyduğu bu düzeni değiştirerek!
Bu düzen haksızlık üretir, adaletsizlik üretir, bütün kötülüklerin kaynağıdır. Bu düzen akıl dışıdır, çürümüştür. Bu düzen insanlarımıza 16 yıl boyunca AKP’yi lâyık görmüştür.
Bu düzen değişmelidir.
‘Bu düzen değişmeli’ diyen Türkiye Komünist Partisi seçimlere girme yeterliliği olmasına karşın YSK tarafından seçimlere sokulmadı.
Türkiye Komünist Partisi “bu düzen değişmeli” diyenlere çağrıda bulundu. Türkiye’nin birçok yerinde halk toplantıları yapıldı.
Seçimlere bağımsız olarak girecek adaylar belirlendi.
Neye karşıyız, ne istiyoruz sorularına hep birlikte yanıt ürettik.
Seçimlere bağımsız adaylarla giriyoruz. Yalana, sahte çözümlere karşı diyoruz ki:
Kimin bu düzenin başı olacağını seçmek zorunda değilsin. Bu düzeni değiştirmeden bize rahat yok.
Biz bu düzeni değiştirmek isteyenlerin sesini seçimlere, meclis’e taşımak için yola çıktık.
Sen de katıl
Oylar düzen değişikliğine!”