Nazmi Metin yazdı: Belediye olabilmek

Nazmi Metin yazdı: Belediye olabilmek
Yayınlama: 05.05.2023
Düzenleme: 21.08.2023 16:55
A+
A-

Birçok vatandaş belediyeden şikayetçi ama şikayetini doğrudan yapamıyor. Belki çekinceleri olduğu için belki de bizim bilmediğimiz değişik konulardan dolayı olabilir. Vatandaş belediyeye karşı bir çıkmazın, bir girdabın içinde dönüp dönüp duruyor. Şikayetini bir yere bildirecek ama bildiremiyor. Vatandaşa sordum; kimisinin belediye ile bağlantısı var. Kimisi belediyeye bir gün işim düşerse yapmazlar diyor. Kimisi siyasi bağlantıları öne sürüyor. Aslında belediye çalışanlarının seçilmiş birer ücretli olduğunu vatandaşın bilmesi gerekir.

20 Nisan günü Saray bölgesinde hava yağışlıydı. İstanbul Caddesinden, Çerkezköy Caddesine uzanan bu koridorda yolun adeta bir göle dönüştüğünü neden hiç kimse görmüyor. Merkez caminin önündeki yaya geçidi tamamen suyla kaplı olduğundan vatandaşlar karşıdan karşıya geçmekte zorlanıyorlar. Önümüz nasıl olsa yaz deyip hiç kimsenin konuyu geçiştirmeye hakkı yok. Araç trafiğinin en yoğun olduğu bu iki ana caddede araçların su sıçratmasından dolayı yayaların güçlükle kaldırımda ilerlediğini neden hiç kimse görmüyor. Diğer bir sorun Türk Telekom’a ve alt yapıya ait logar kapaklarının cadde üzerinde oluşturduğu kasisleri neden kimse görmüyor. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri yol yapmasını bilmiyorsa suç vatandaşın mı?

Vatandaş bu durumda belediyeye iletmek istediği olumlu veya olumsuz şikayetleri için ilçenin yerel gazetelerine dertlerini anlatarak konunun çözülmesi için yardım istemek zorunda kalıyor. Büyük şehir, Küçük şehir Belediye çalışanları Saray’la biraz daha yakından ilgilenin. Trakya’da bir söz vardır. “El aleme gidiyorum imreniyorum. Eve geliyorum iğreniyorum” diye Sarayımız Saray gibi olması için herkes elini taşın altına koyması gerekir. Belediye başkanlığı aday adaylığı sürecinde verilen vaatleri burada yazarak zaman kaybına neden olmak istemiyorum. Çünkü benim bildiklerimi herkes biliyorsa, bilenlerde neden bir an önce harekete geçmiyor. Türkiye’de yapılan siyaset gerçekten iğrençleşti. Bence Türk siyaseti sil baştan yenilenmeli. Siyaset bu şekilde yapılmaya devam edildikçe kişiler rağbet görüp halk sürünmeye devam eder.

Saray’ın uzun zamandır en çok konuşulan konuların başında sokak hayvanları geliyor. Sokak hayvanları her mahallede guruplar halinde yaşıyorlar. Gündüzleri çok fazla gözükmeseler de geceleri karınlarını doyurmak için çöp konteynerlerini geziyorlar. Bülent Ecevit Parkı, Altın Saray’ın önü ve Atatürk alanına doğru köpek pisliğinden geçilmiyor. Modern kentleşmenin yolu kentin temiz olmasından geçmektedir. Benim bu yazdığım konuya çözüm bulmak çok mu zor. Vatandaş sokak hayvanlarını istememezlik yapmıyor, bu hayvanların temiz bir ortamda düzenli olarak karınlarının doyurulmasını ve aşılarının yapılmasını istiyor. Çünkü sokak hayvanları nasıl olsa yiyecek bulurlar düşüncesinin yanlış olduğunu herkes bilmelidir. 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanununda barınak gibi bir ifade yer almaktadır. Bu yerlerde tedavi ve kısırlaştırma yapılmaktadır. Bu düzenleme yapılmadığı sürece bu sokak hayvanları trafik kazalarından ve hastalıklardan ölmeye insanlar tarafından itilip kakılmaya devam edilecektir. Saray’da bu sokak hayvanlarının bir an önce Hayvanları Koruma Kanunu kapsamında gerekenin yapılması gerekmektedir.

Bir belediye o ilçedeki her işten her görevden sorumludur diye bir kural, bir yasa yok. Bu gerçekliği de belediyenin görevlileri vatandaşa anlatmak zorunda. Vatandaşların bununla ilgili bilgileri de olmayabilir. Belediyenin asli görevleri vardır. Asli görevlerini yapmamak veya sekteye uğratmak, bugün olmazsa yarın, yarın olmazsa başka bir gün yaparız deniliyorsa, burada bir şeylerin yanlış gittiğini, sorumluların sorumluluklarını yerine getirmediğini dolaylı yoldan değil direkt söylüyorum. Saray ilçesine eski konumuyla baktığımda mahalleleri çıkartıp tekrar köy statüsüne koyduğumda otuz bin nüfuslu şirin bir kasaba haline dönüveriyor. Saray iki yüz bin nüfusa sahip bir yer değil ki, neden bazı konularda bir türlü istenilen çözüme ulaşılamıyor. Saray’ın evlere şenlik bir trafik sorunu var. İstanbul Caddesi, Çerkezköy Caddesi, Gürsel Paşa Caddesi, Vize Caddesi ve Atatürk Alanı İstanbul İkitelli araba pazarı gibi. Bu sorunu hem herkes görüyor ama hem de hiç kimse görmüyor. Çarşı trafiğinin ne yolu belli ne izi belli adeta dolapdere gibi. Belediyenin Trafik Komisyonu yok mu? Yoksa hemen kurulsun, Saray ilçesi Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ile bu sorun bir an önce çözülsün. Çünkü bu trafik Saray’ı inanılmaz derecede boğuyor. Bu sorun çözüldüğünde Saraylı vatandaşların yaya trafiği de rahatlayacak. Bir belediye olarak vatandaşların sorunlarına çare olamadıktan sonra biz çok iyi çalışıyoruz, en iyi hizmeti biz veriyoruz diyemezsiniz çünkü buna zaten hakkınızda yok. Ufak gibi görünen sorunları dahi çözmediğiniz takdirde bugün çarşıda size karşı esen rüzgar (siz bu rüzgarı tersine çevireceğinizden emin olsanız dahi) hiç de hesaba katmadığınız bir fırtınaya dönüşebilir.

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Saray Haber