TRAKYA TEHDİT ALTINDA – 3

TRAKYA TEHDİT ALTINDA – 3
Yayınlama: 17.12.2014
A+
A-

TRAKYA TEHDİT ALTINDA – 3
(Nehirler, Göller, Dereler ve Yer Altı Suları)
Fevzi Çoban – Saray Gazetesi
fevzi çoban1
“Son ağaç kesildiğinde, son nehir kuruduğunda, son balık avlandığında, işte o zaman paranın yenmediğini anlayacaksınız” /
Kızılderili Atasözü

Yaşamın vazgeçilmez bir parçası olan su, ekolojik, biyolojik, sosyolojik, kültürel ve daha bir çok yönden büyür bir öneme sahiptir. Su insanların, bitkilerin ve hayvanların tümünün yaşamlarını sürdürebilmelerinde mutlak suretle gereksinim duydukları kimyasal bir madde olmanın yanı sıra, yaşam destek sistemlerinde, ekonomik gelişmede, toplumların gönencinde ve kültürel değerlerde bütünleyici bir rol oynamaktadır.

Trakya Bölgesi toprak ve su kaynakları açısından bulunduğu coğrafya ile kıyaslandığında zengin gibi görünmesine rağmen,nüfus artışı,sanayileşmenin getirmiş olduğu kirlilik ve olası küresel ısınma nedeniyle toprak ve su kaynaklarını tehdit ederek, gıda güvenliğine ve ekonomik gelişmelere gölgedüşürmektedir. Söz konusu kaynakların eksikliği, tüm sektörleri ilgilendirdiği gibi bölge ve ülke istikrarında büyük öneme sahip tarım sektörü içindeki sulu tarımıda derinden etkilemektedir. Bugün çiftçiler tarlalarının yanı başlarından akıp giden Ergene nehrinden değil de binlerce kilometre uzaklıktan gelen suyla çeltik ekmek zorunda kalıyor olmanın sebebi budur. Beraberinde İçme suları kirliliği de gün geçtikçe kendini artmaktadır. Tarım’da kullanılan gübre, zehir vb ilaçlar sulara karışarak insan sağlığı ve içme suları açısından olumsuzluk göstergeleridir. 1960’lı yıllardan sonraki dönemde tarımsal faaliyetlerde kullanılan ot ilaçları (herbisitler) ve inorganik gübrelerden kaynaklı sulardaki nitrat, fosfat kirlenmeleri azot içeren gübrelerin yoğun olarak kullanımları neticesinde büyük oranda artmıştır.

Sanayinin Yer Altı Sularını kullanımı
Biliyorsunuz eskiden yer altı suları var(dı) Trakya’nın ve suyu çıkarabilmek için 5-10 metre aşağıya inmek bile yetiyordu. Fakat şimdilerde 300-400 metre aşağıya inmeyi gerektiriyor suya ulaşmak için. Özellikle tekstil, boya ve meşrubat sanayinde, yıkama, kullanım ve üretimde kullanılan yer altı suları, ciddi bir su sıkıntısı doğruyor oldu. Trakya Üniversitesi Su Uzmanı Prof. Halim Orta tehlikeye şu cümlelerle dikkat çekiyor: “Trakya’nın orta kesiminde yeraltında, dünya kurulduğundan beri oluşan 600 metrelik su katmanları vardır, bunun 400 metresi içme, tarım ve sanayi için çekildi, geriye 200 metrelik su kaldı; hâlâ da çekmeye devam ediyoruz. Su kaynakları yağmalanıyor. Ergene Nehri’nde, bugün sanayi atıkları yüzünden zehir akıyor. Felaket kapıda… Uyarılarımızı kimsenin dikkate aldığı yok!”

Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği
31.12.2004 tarihili ve 25687 sayılı Resmi Gazete’de çıkartılan ‘Su kirliliği Kontrolü Yönetmeliği’ su kaynaklarının koruma ve bu kaynakların kirlenmesini önleme konusunda düzenlemeler getirmiştir. Söz konusu Yönetmelik’in amacı, 1. maddede ‘Ülkenin yeraltı ve yerüstü su kaynakları potansiyelinin korunması ve en iyi bir biçimde kullanımının sağlanması için, su kirlenmesinin önlenmesini sürdürülebilir kalkınma hedefleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleştirmek üzere gerekli olan hukuki ve teknik esasları belirlemektir’ şeklinde ifade edilmesine rağmen henüz bu güne kadar yeterli uygulama alanı bulamamış olması üzücüdür.

Kirliliğin Sağlık Boyutu
Ülkemizde olduğu gibi Trakya’mızın da gölleri, nehirleri, dereleri ile birlikte içme suyu, kullanma suyu kaynağı olarak kullanılan su havzaların tarımsal, endüstriyel ve kentsel atıklar sonucu hızla kirlenmekte ve insan sağlığını tehdit eder boyutlara ulaşmış olduğu görülmektedir. Son yıllarda yapılan araştırmalar ülkemizde ve bölgemizde kullanılan tarım ilaçlarının yoğun, bilinçsiz ve yanlış kullanımı sonucu insan sağlığına olan olumsuz etkileri şu şekilde kendini göstermektedir.

* Akut Zehirlenme: İlacın bir alımıyla ani olarak ortaya çıkan zehirlenmedir. İlaçlı ürünü yiyenlerde, fazla yoğun ortamda solunum yoluyla ya da cilde teması ile maruz kalmalarda ortaya çıkar. Bu ilaçların üretiminde ve uygulamasında çalışanların gerekli önlemleri almamaları durumunda ortaya çıkabilir. Bulantı ve kusma en sık görülen belirtilerdir.

* Kronik Zehirlenme: İlacın tekrarlanan alımlar neticesinde vücutta birikmesiyle oluşan zehirlenmelerdir. Etki ve belirtileri uzun vadede ortaya çıkmaktadır.

* Allerjik Etki: Daha çok hassas insanlarda ve genellikle ilaç uygulaması yapan veya ilacın bulunduğu ortamda çalışan işçilerde görülür. Gözlerde kanama, ciltte kızarma veya kasıntı olusabilir.

* Kanserojenik Etki: Daha çok İlacın kimyasal yapısının kanserojenik özellik taşımasıyla çok ortaya çıkan kanser türü hastalıklardır.

Bu nedenle Trakya’mızın içinde bulunduğu tehditlerden biri olan yer altı ve yer üstü sularımızın kirliliği ile ilgili olarak halkımızın bilinçlendirilmeli ve yeterli eğitim programları düzenlenerek halk bilinçlendirmelidir. Bölge içinde kirletici kaynaklar tanımlanmalı ve faaliyetler kontrollü yapılmalı, özellikle tarımsal ilaçların kullanımının veya tarımsal girdilerin kontrolü sağlanmalıdır.

Şöyle bir çevremize birazcık dikkatlice baktığımızda Canlılar tükendiğini, nesiller bittiğin, suların bozulduğunu, havanın kirlendiğini, toprağımızın kan ağladığını, suyumuzun zehir aktığını, bitkilerimizin hormon olduğunu, hayvanlarımızın yok olduğunu görebiliriz. Toprakla ve suyla beraber her şey ölüyor. Denize dökülen kanalizasyonlar… Plastik poşet ve atıklar… Egzozlardan çıkan gazlar… Filtresiz fabrika bacaları… Toprağa saçılan atıklar, zararlı ilaçlar, gübreler… Sokaklara izmarit, mendil, çekirdek vb. atanlar vs..
Her şeye rağmen her şey bitmiş değil ve hala umut var. Yeter ki farkına var, yürü ve iz bırak.

KAYNAKÇA
* Yard. Doç. Dr. Elif ÇOLAKOĞLU. Su Etiği.
* Yalçın Bayer / http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/8410489_p.asp
* MCIsaac, 2003 ve Liu ve ark. 2005 araştırması
* Türkiye’de içme Suyu Havza Alanları ve kirliliği. E.Olhan, Y.Ataseven AÜ Ziraat fak.
* Prof. Dr. Osman İnci, Trakya Direniyor, Cumhuriyet Kitapları, 2010
* DRT Tarım. Aylık Bülten 2009

 

Bir Yorum Yazın

Ziyaretçi Yorumları - 0 Yorum

Henüz yorum yapılmamış.

Saray Haber